fil sözlük terapi odası

pazartesi sendromu
insan ilişkilerinde;kendimden düşünmeden,pazarlıksız çok veriyorum.Bir fayda görmeyi beklemeden yapıyorum ne yapıyorsam da ama zarar görmeyi istememek de hakkım. Sonra soğuyorum;vefasız,soğuk olan ben oluyorum. bu noktadan sonra ne düşünüldüğü umrumda olmuyor ama yorgun ve tükenmiş hissediyorum.
Az önce ablam bu evde sevilmiyorum hissediyorum dedi.Biraz şakayla karışık...Ben öyle sevgi sözcükleri kullanıp sarılmam etmem ama benim de sevme biçimim farklı. Neyse... Dedim sevgi ne demek senin için ? Seni sevmesem her salonda uyuduğunda sen üstündeyken dahi sırf rahat yat diğer güne dinlenmiş uyan diye çekyatı açmam,üstünü örtmem,kıyafetinle uyuduğunda rahat yat diye üstünü değiştirmem,telefonunu şarja takıp alarmlarını açmam dedim. Aldığım cevap ne peki ? sen de her şeyi yüzüme vuruyorsun ha .
Ne diyim yani daha ne diyim. Zaten senin için yaptığım şeyleri anlamadığından sevildiğini hissetmiyorsun;bunu anla diye bunları anlatıyorum yine mutlu ol diye. Ama ne diyim , ne yapayım yani . Sonra ben soğuğum,ben sevgisizim,ben acımasızım. Eee böyle yapılanları anlamayıp üstüne beni suçlu çıkartırsanız soğurum.

Entry hakkında yorumlar

bu başlıktaki tüm girileri gör