tokyo ghoul

betelgeuse
Hikâyede Tokyo'daki faili meçhul cinayetler bir hayli artmış durumda. Aslında tam olarak faili meçhul denemez, çünkü bu cinayetlerin ghoullar tarafından işlendiğini herkes biliyor. Ghoullar (ben 'ghoul' demeyi tercih edeceğim çünkü 'gulyabani' falan demek kulağıma tuhaf geliyor), ilk bakışta insana benzeseler de esasen insanlardan veya birbirlerinden başka hiçbir şeyle beslenemeyen etobur yaratıklar. Oldukça vahşi olmalarının yanı sıra, kırmızıya dönüşen gözleri ve birazdan daha detaylı bahsedeceğim "kagune"leri ile dikkat çekiyorlar. Ghoullar, genel olarak insan içine karışabiliyorlar. Çok aç olmadıkları müddetçe ya da kendileri istemedikçe ne gözleri değişiyor ne de kaguneleri ortaya çıkıyor.



Ghoulların son kurbanı ise hikâyenin ana karakteri Ken Kaneki. On sekiz yaşında bir üniversite öğrencisi olan ve elinden kitabını eksik etmeyen tatlı mı tatlı Ken'imiz hoşlandığı kız, yani Rize Kamishiro, tarafından saldırıya uğruyor. Bir sokak köşesinde sıkıştırılmak suretiyle kaderini Rize'nin ellerine teslim eden Ken, her nasıl oluyorsa kurtuluyor. Ancak hayatını kurtarmak için ona Rize'nin ghoul organlarını naklediyorlar. Böylece Ken Kaneki yarı-insan yarı-ghoul olarak uyanıyor.