tokyo ghoul

betelgeuse
Hikâyede Tokyo'daki faili meçhul cinayetler bir hayli artmış durumda. Aslında tam olarak faili meçhul denemez, çünkü bu cinayetlerin ghoullar tarafından işlendiğini herkes biliyor. Ghoullar (ben 'ghoul' demeyi tercih edeceğim çünkü 'gulyabani' falan demek kulağıma tuhaf geliyor), ilk bakışta insana benzeseler de esasen insanlardan veya birbirlerinden başka hiçbir şeyle beslenemeyen etobur yaratıklar. Oldukça vahşi olmalarının yanı sıra, kırmızıya dönüşen gözleri ve birazdan daha detaylı bahsedeceğim "kagune"leri ile dikkat çekiyorlar. Ghoullar, genel olarak insan içine karışabiliyorlar. Çok aç olmadıkları müddetçe ya da kendileri istemedikçe ne gözleri değişiyor ne de kaguneleri ortaya çıkıyor.



Ghoulların son kurbanı ise hikâyenin ana karakteri Ken Kaneki. On sekiz yaşında bir üniversite öğrencisi olan ve elinden kitabını eksik etmeyen tatlı mı tatlı Ken'imiz hoşlandığı kız, yani Rize Kamishiro, tarafından saldırıya uğruyor. Bir sokak köşesinde sıkıştırılmak suretiyle kaderini Rize'nin ellerine teslim eden Ken, her nasıl oluyorsa kurtuluyor. Ancak hayatını kurtarmak için ona Rize'nin ghoul organlarını naklediyorlar. Böylece Ken Kaneki yarı-insan yarı-ghoul olarak uyanıyor.

sfirgemund
1. sezonu ve finalini çok beğenmiştim ama 2.sezon beni sarmadı açıkçası. sonrasını da izlemedim zaten.
ayrıca anteyqu fanboyculuğu, acı seni falan filan yapar fan kitlesi qameqi reyizi bitirdi bitirdi.
dp184
Animesini izlemediğim sadece mangalarını okuduğum seridir. Başarılı buluyorum ama bir fairy tailin yerini tutamaz bende sanırım.
slendergray
ilk sezonu zaten konuya giriş kısmı olduğu için genel bir yorumlama yapamayacağım, sadece finalini iyi bulmuştum. ikinci sezon ve final beklentimin aşağısındaydı bu nedenle devam etmediğim; 4. sezonunun geldiğini şimdilerde öğrendiğim, fan kitelesinin kanser olduğu çöp anime.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol