confessions

birkadin

1. nesil yazar - Tecrübeli

  1. toplam entry 19
  2. takipçi 0
  3. puan 1955

ne umuyorsun hayattan

birkadin
Hiç bir şey ummuyorum. Burası kötülerin dünyası. Haksızların kazandığı ve kazanmaya devam edeceği, haklı mücadelenin yalan olduğu, eğer başarıp kazanılan bir şey varsa o da birilerinin canı yanarak alındığı kötü dünya. Ben mücadele etmiyorum, etmeyeceğim. Bir şey umuyorsanız ve iyi taraftaysanız geçmiş olsun. Yanlış yoldasınız.

twitter

birkadin
Teknik bir sorun var.
Fark ettiğin için teşekkürler, bunu yakında düzelteceğiz ve her şeyi eski haline getireceğiz.

an itibariyle giriş yapılamayan platform.

kitap alıntıları

birkadin
örneğin bana, bugüne kadar "komşunu sev!" dedilerse ve ben de sevdiysem, bundan nasıl bir sonuç çıkıyordu? şöyle bir sonuç çıkıyordu: ben paltomu ikiye bölüyor, yarısını komşuma veriyordum. böylece ikimiz de yarı yarıya çıplak kalıyorduk. bilim ise " herkesten önce kendini sev" der. çünkü dünyada her şey kişisel çıkar temeli üzerine kurulmuştur. yalnızca kendini seversen, hem işlerini gerektiği gibi yaparsın, hem de palton sapasağlam üzerinde kalır. ekonomi bilimi ise şunu ilave eder: bir toplumda özel işler ne kadar yolunda giderse,başka bir deyimle paltolar ne kadar bütün kalırsa, o toplumun temelleri öylesine sağlam, genel işleri de öylesine düzenli olur. demek yalnız kendim için kazanmakla, herkes için de kazanmış oluyorum, ayrıca komşumun ikiye bölünmüş bir kaftandan daha fazlasını almasına, hem de onun bunun sadakasıyla değil, genel ekonomik ilerleme sayesinde almasına imkan vermiş oluyorum.

suç ve ceza/ dostoyevski.

kaş almak

birkadin
ben anladım ki güzelleşmek için mutlaka acı çekmek zorundasın en makrosundan mikrosuna. öyle oturduğun yerden ne karnın düzleşiyor, ne çalılık halini almış kaşların birden inceliyor, ne de tırnaklarının gelmiş ojesi hop yenileniyor. güzel görünmesini istiyorsan acısını çekeceksin bu hayatta.

krem bile sürmüyorum, çim biçme makinesi gibi dalıyorum, çıtır çıtır alıyorum. buna rağmen hala o tek tük kalanlar var ya o cımbızın ucuna ısrarla gelmeyenler, insanı sinir ediyorlar. buz koyacak derecede kızaran ve acıyan yerleirne mi yanarsın, o kadar zahmete rağmen hala kalan o tek tüklere mi? alt tarafı bir erkek bakınca kıvrımlı görecek, ağlayarak giriyorum şu an. neyse, gidip aldırmıyorum,para da vermiyorum. inat değil mi? kızarıklığı da acısı da bana kar. umarım alnımı yolmuyorumdur. korkuyorum tatlı çocuk.

mutlu olmak

birkadin
alakasız bir yerde mutfak dolabının kapağında gördüğüm bir cümlenin tanımladığı:

"happiness is not having what you want, it's wanting what you have."

(mutluluk istediğine sahip olmak değil, sahip olduğunu istemektir.)

birşeyle mutlu olursunuz ama bir dilim asla yetmez.

natron gölü

birkadin
ph (asit/baz) değeri 10.5 civarındadır ve çok yüksek bazik (alkalin) değere sahiptir. bu tür ortamda yaşamaya alışık olmayan canlıların gözlerini ve derisini yakacak kadar kuvvetlidir.

gölün çevresine göre çok alçakta kalması, etrafındaki tepelerden sodyum karbonat ve benzeri minerallerin göle dolarak ph değerinin yüksek olmasına neden oluyor. antik yunan'da ölenleri mumyalamakta kullanılan sodyum karbonat göl içerisinde veya civarında ölen hayvanların vücutlarını ilginç şekillerde, öldükleri ve kısmen çürüdükleri halde korumaktadır.

zeki müren

birkadin
rakı edebiyatı bana çok ters ama olmasaydı rakı kadehleri bu kadar anlamlı olmazdı sanki. ah be üstad! böyle demeyecek böyle söylemeyecektin.

eyeliner çekerken pandaya dönmek

birkadin
düzgün eyeliner çekebilmek için videolar izlemek, arkadaşlarından yardım istemek, kaşık, kağıt, bant vs. işe yarayacak ne varsa kullanmak; ama ama ama yine de bir türlü becerememektir.
ulan eyeliner çekmeyi beceremeyen kadınlar olarak şuna harcadığımız enerjiyi başka şeye harcasak o işin uzmanı olurduk.

not: tam bu eyeliner işinden vazgeçecektim, dediler: "ve tanrı jel eyeliner'ı yarattı, sen hala bilmiyor musun?" bilmiyordum. ama aldım. ve şimdi ben de düzgün eyeliner çekebilenlerdenim hahah.

kargo şirketleri sorunu

birkadin
Temel prensibi kargoları nasıl teslim edemeyiz üzerine kurulu fazla seçenek olmamasının verdiği rahatlıkla kolayca müşteri kaybetmeyi göze alabilen firmalardır. Çözümse kuryeyle arkadaş olmaktir