confessions

crespo

1. nesil yazar - Ordinaryus

  1. toplam entry 465
  2. takipçi 10
  3. puan 16820

matematik neden zordur

crespo
X veya y eşitliğin karşı tarafına geçince eksi olduğunu görünce kocaman bir 'oha' çekmiştim. Tabi bu oha dediğim tarih liseden mezun olduktan 1 yıl sonra gerçekleşmişti. Derslerde hiçbir şey anlamamışım. Sonra çalışma falan gerçek sınavlarda 2 yanlışa kadar çıtayı yükselttim. ( ağır konuları hala bilmem o ayrı) problem sorularını hep kara düzen çözerim. 70-80 olasılığı olan sorularda bütün olasılıkları tek tek kitapçığa yazarak çözerdim. Parmakla sayardım. Bi sözelci olarak eşimle kapışırız arada, her çesit problem sorusunu hala hızlı çözüyorum. Demem o ki çalışınca oluyor. Lisede matematik hep 1 di benim. (Kapıştığım kişi matematik ile ilgili iki üniversite mezunu)

bir kaşara aşık olmak

crespo
Benimkisi aşk değil tam olarak, ihtiyaç diyelim. 200 tl verdim. Ramazan boyunca hep bizimleydi, evet buzdolabında. Muratbey peynir. Maalesef son iki paket kaldı. İndirimde diye abartmışım, kabul ediyorum. ( kaliteli peyniri 10 metreden tanıyan yazar.)

çocukken kazanılan ilk para

crespo
Ninemle beraber tarlada yetiştirdiğimiz ürünleri pazarda satmaya götürürdük. Benim için ilk kazanç buydu. Tabi asıl anlatmak istediğim farklı. Bir gün önceden veya sabah erkenden toplanan ürünleri minübüsle Pazara götürüyorduk. ( ürün dediysem bir bakır domates salatalık biber fasulye artı adaçayı az yani) sıcağın altında akşama kadar hepsini satamıyorduk. Akşama doğru ürünleri yok pahasına almak isteyenleri gördükçe gözümün önüne verilen emekler geliyordu. Çocuk halimle bile kızıyordum bu duruma. Çok dil dökerdim nineme “bırak, satmayalım eve götürelim.” Diye o illa fiyatı düşürüp ürünleri bitirme derdindeydi, bazı ürünleri yandaki tezgahlarla takasa girerdi. Kazandığımız para o zamanlar (90'lar) 30 -40 milyon. (tl) ninem bozuklukları veriyordu bana, harca harca bitmiyordu. Pazarda kasa ile satılan sıcak ekmek kokusu ve domates biber ile yenilmesinin tadı hala ruhumda. Pazarda Ne zaman köylü satıcıdan bir şey alacak olsam asla şu olur mu demem, bilirim ne zahmetlerle yetiştiriyorlar.

çaya bisküvi banmak

crespo
Çocukken yapılan eğlenceli aktivitelerden biridir benim için. (Vol.2. Bardağı bisküvilerle doldurup kaşıkla yemek. Bakkaldaki Pınar pudingi almaya harçlığı yetmeyen çocuk. Ben hep 25 krş luk bardakta çekirdek alırdım.)

hayri dev

crespo
Hayri Dev, 1933 yılında Çameli ilçesinin Gökçeyaka köyünde doğdu. Yoksul dağ köyünde bir süre çobanlık yaptı. Okula hiç gitmeyen Hayri Dev, okuma- yazmayı okula giden bir arkadaşından öğrendi. Cura denilen 3 telli çalgıyı öğrenip, söylemeye çocukluk yıllarda başladı. Masıt Kırığı denilen dokuz sekizlik mahalli ezgileri çalan ve söyleyen bir usta oldu. 2'si erkek, 3'ü kız 5 çocuğu olan Hayri Dev, ailesinden habersiz elindeki üç telli sazı ve çam düdüğünü hiç bırakmadı. Evlere gidip yarenlik yaptı, düğünlerde insanları eğlendirdi. Ormanda, dağlarda çobanlar için çaldı, söyledi.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından Yaşayan İnsan Hazinesi Kültürel Miras Taşıyıcısı seçilen, üç telli cura ustasıdır.

1992 yılında hayatını değiştirecek bir olay oldu. Fransız Jerome Cler, İspanya'da duyduğu bir bağlama sesinin büyüsüne kapılarak Türkiye'ye geldi. 1500 metre yükseklikteki Çameli ve Fethiye dağlarında uzunca bir süre bu sesin kaynağını bulmaya çalışırken, yörenin kültürü hakkında 350 sayfalık bir tez hazırladı. Sorbonne Üniversitesi'nin Etimoloji Bölümü'nden doçentlik alması da bu tezle oldu. Cler, Türkiye'ye geldi ve Hayri Dev'i buldu. Dinlediği ses, Dev'in elindeki üç telli saza aitti. Daha sonra 15 kişilik bir Fransız ekibi tekrar köye geldi. Dev'in hayatı 'Ormanlar Arkası' adlı belgesel filmle anlatıldı. Fransız müzikologlar 3 defa ülkelerine konser verdirtmek üzere çağırdılar. Hatta bir Fransız her yıl Dev'den ders almak üzere, Çameli'ne kadar geldi, belgesel çekimler yaptı.
Bir süre Denizli Büyükşehir Belediye Konservatuarı'nda üniversite öğrencilerine de ders veren Dev'e, yöre halkı “Koca Usta” ismini verdi.

hatayı affetmek

crespo
Çiğnenmiş şekerli sakızı günler sonra tekrar çiğneyince ağza bir anlık gelen şeker tadı gibi olan durumdur. ( not: bir anlık şeker tadı tekrarlanan hata olarak ele alınabilir. Ben yine de hatalarla kabul ediyorum herkesi. Hayat kısa, sakizlar da eskisi gibi değil. )

özay gönlüm

crespo
Türk halk müziği sanatçısı. Repertuvarı Ege Bölgesi ve özellikle de Denizli yöresi ile özdeşleşmiş ve mizahi unsurlara yer verdiği çalışmalarının ustalığı ve derinliği zamanla fark edilmeye başlanan Türk Halk Müziği'nin "üstad"ları arasında kabul edilir. (1940-2000-Vikipedi)

en rahat uyunan uyku

crespo
18 haziran 2006 ÖSS sınavının akşamında çektiğim uykudur. Sinavda iyi gecmisti zaten. Sınava uykusuz girdim. Uyuyamadım sabaha kadar. Neyse ben kazandım gittim, sınıf arkadasim vardı, adanalı, güzel insandır. Dedim ben uyuyamamistim falan, bu anlatmaya başladı " kanka ben de uyuyamıyorum diye sınavdan 2 gün önce bilerek uyumadım ki ertesi gün uykum gelsin hemen uyurum diye. Sınav akşamı yine uyuyamadım, 48 saat uykusuz girdim sınava diye." Baya gülmüştük. Daha başka taktikler de duydum, sonraki girilerde yazarım.

yaratıcı icatlara bakıp zorlasam ben de yaparım demek

crespo
Gırgır bile icat edemezdim. Hala hayranım şuna. İki sürt hoooop tertemiz. İhtiyaçlar icatların cesitlenme hızını etkiliyor. Mesela telefonlarda yapılan yenilikler çok basit. Şarja taktin mı 5 dakikada dolması gerek. 20 yıl öncede aynıydı. Ya da kablosuz uzaktan şarj olabilmeliydi günümüzde. Valla hala yerinde sayıyor. Bakalım fotoğraf çekme merakı ne zaman azalacak insanların. Varsa yoksa telefona kamera ekliyorlar.

yazarların fobileri

crespo
Yürüdüğüm sokakta köpek varsa, pek insanda görünmüyorsa yolumu değiştiririm. Gece banko, gündüz sigara yakarım içe içe geçerim. Artık kedileri değil bizi kovalıyor havhavlar.

aşk acısı

crespo
30 una kadar hiçbir merhem iyi gelmez, 30 undan sonra soğuk su içmek fayda getirir. Okul yıllarında dünyanın en büyük acısı kendimizdeymis gibi hissettiren durum. Yine söyleyeyim yaş ilerledikçe acılar yer değiştirir.
0 /