confessions

sencha

1. nesil yazar - Tecrübeli

  1. toplam entry 50
  2. takipçi 2
  3. puan 2753

fear of missing out

sencha
sosyâl medya üzerindeki gelişmeleri kaçırma korkusu.
fear of missing out, temelinde, bir ruhsal boşluğu doldurma amacı gütmektedir. varoluş vakumu çerçevesinde incelemeye tâbi tutulduğunda, iktisadî değer taşıyan şeylerin, tüketicilerin ilgisinin temel motivasyonunu oluşturması hasebiyle vuku bulmaktadır.

gündelik bilgi

sencha
bağlı değişkenleri duyular ve deneyimler olan, herhangi bir sisteme ve herhangi bir yönteme sahip olmaksızın zararlı ya da yanıltıcı ve yararı dokunabilecek bilgiler bütünü.

post mortem

sencha
kaba bir tabir ile ölü fotoğrafçılığı.
ölen kişilerin eğer yaşarken herhangi bir fotoğrafı yoksa ya da aileleri tarafından ölen kişiden bir hatıra kalması adına istenildiğinde çekilen fotoğraflara verilen genel isim.
post mortem'in kaynağı ressamların çok ama çok eski tarihlerde, rahipler öldükten sonra rahiplerin resimlerini çizmelerine dayanmaktadır. insanların resim çizdirmek yerine fotoğraf çektirmesinin temelinde ise bu eylemin daha popüler ve bir lüks göstergesi olmasından dolayıdır.
fotoğraflarda dikkât çeken en önemli husus, dönemin koşulları göz önünde bulundurulduğunda, çekim tekniklerinin zorluğu hasebiyle fotoğrafların bir çırpıda çekilmesi gerektiğinden dolayı fotoğraflarda ölü kişinin yüzü daha net bir biçimde gözüküyor iken, geriye kalanların yüzü daha bulanık gözükmesi üzerinedir.

the ballad of reading gaol

sencha
bir hapishanenin parmaklıkları ardından kurgulanarak vuku bulmuş, mahkûm c. 3. 3.'ün devasa mektubu.

kitapta bilinen en ünlü şiir:

“yet each man kills the thing he loves,
by each let this be heard,
some do it with a bitter look,
some with a flattering word,
the coward does it with a kiss,
the brave man with a sword!
(...)”

sübjektif değer kuramı

sencha
sübjektif değer kuramı(sdk), bir metanın fiyatının, [metanın] tüketici ve üretici için olan marjinal faydası tarafından belirlendiğini ifâde etmektedir. tatmin skalası üzerinde, ürettiği malına karşılık duymuş olduğu arzu neticesinde oluşmaktadır. işbu sebep ile fiyat, satış [pazar] yerindeki sübjektif değerlendirmenin ürünüdür. ancak sdk, bir efsaneden başka bir nen değildir; epiyce ciddî kusur barındırmaktadır.
pyotr kropotkin'in de belirttiği üzere: “politik iktisadın yasaları ve kuramları denilen şeylerin tümü aslında şu mizaca sahip beyanatlardan başka bir şey değildir:
'bir ülkede, devlet tarafından onlara dayatılan veya devlet'in toprak, fabrika, demiryolu vb. sahipleri olarak kabûl ettiği kimseler tarafından kendilerine teklif edilen çalışma koşullarını kabûl etmeksizin bir ay, hatta on beş gün bile yaşamını sürdüremeyecek dikkate değer sayıda insanın daima olduğu veriliyken,bu durumda sonuçları ıvır-zıvır olacaktır.'
orta-sınıfın [burjuvazinin] politik iktisadı, bu sayılan koşullar altında -- koşulların kendisini ayrıca belirtmeksizin -- olup bitenlerin sayılıp, dökülmesinden ibaret olmuştur. ve toplumumuz içinde bu koşullar altında ortaya çıkan olguları tanımlamalarının ardından, bize bu olguları katı, kaçınılmaz ekonomik yasalar olarak gösterirler.” (kropotkin's revolutionary papers, s. 179)

ben iletisi

sencha
iletişime geçtiğimiz ya da hâli hazırda iletişim hâlinde olduğumuz kişiye, herhangi bir sebep dolasıyı ile onu suçlamadan, eleştirmeden ya da yargılamadan olduğu gibi kabûl edip, ona karşılık duyumsanan şeyleri kendisiyle paylaşma, ya da diğer bir deyiş ile: ben dili.
bu paylaşım sekansı, esasında, “sen, ...” şeklinde başlayan tümcelerden ziyâde “ben, ...” şeklinde başlayan tümceler ile vuku bulmaktadır. misalen “ben, senin bağırmandan rahatsızlık duyuyorum, biraz dikkatli olmalısın.”
bu tümcesel formda vuku bulan ileti ile yapılan bir davranıştan ziyâde sonucun karşı kişide nasıl bir duygu açığa çıkarttığını anlatmakta, kişinin kendisi ile karşı kişi arasındaki bir duyumsal bağ, ya da duygu bağı, kurmayı hedeflemektedir. bu gbkz]duyumsal bağını[/gbkz], ya da duygu bağını, karşı kişiye aktarım esnasında dikkat edilmesi gereken noktalar ses tonu, jest ve mimiklerdir.
kısacası bu tür tümceler, rahatsız olunan şey ile onun yarattığı duyguyu ve duygunun nedenini, karşı kişiye açıklama hususunda en kibar yoldur.

double life

sencha
bir kişinin, birbirinden farklı iki hayata sahip olma durumu, bu durumu öyle gösterme eylemi.
örnek olarak, yakın arkadaş çevresi tarafından karamsar tanınan kişinin, aile ve akraba çevresi tarafından yaşam dolu, espri kabiliyeti yüksek birisi olarak tanımlanması verilebilir.
esasında bu durum, ya da eylem, istem-dışı olarak vücut bulmaktadır; pekâlâ “toplum” dediğimiz mefhum, tıpkı diğer tüm mefhumlar gibi, insan elinden, yani ürününden, çıkma olduğu için, bu hususta doğan yapaylık bize de sıçramış durumdadır.

steinlen'in kedileri

sencha
xix ncu yüzyıl kedi tasarımcıları ile ünlü bir yüzyıldı. tasarım ile form kazanımı elde eden posterler sokaklara asılırdı.
alexandra steinlen, kedi çizimleri ile bu dönemde ön plâna çıkmıştır. zamanındaki birçok ünlü dergiye illüstrasyon yollamıştır, halk tarafından da az çok tanınan biri olmuştur.
steinlen'in kedileri genellikle hareketli bir hâl durumundadır; ya birazdan kavga edecektir ya da genel mânâda başını bir belâya sokacaktır. her an haylazlık yapacakmış îmâsını taşıyan bu kediler, çizgi romanlarda sıklıkla görülmektedir.
alexandra steinlen'in kült niteliğini elde etmiş, ya da öyle atfedilmiş, kedisi paris'in avangart kabarelerinden olan le chat noir için yapmış olduğu ve her şeyi ben biliyorum havalarında dolaşan kedisidir.
alexandra steinlen'in işleri için: steinlen.net/main.php

franz kafka

sencha
yaşamı boyunca hiçbir eseri basılmamış, vasiyetnâmesinde de bütün metinlerinin yakılmasını istemiş, ancak yakın geçmişte popülerlik kazanabilmiş yazar.
pekâlâ dramatik ve sarsıcı bir bilgi, yakılma talebi; çünkü ahlâken modası geçmiş bir dönemin parçasıyken, onun yapı taşlarından biriyken, bu zamana ayak uydurmayı becerememek... garip.

seni seviyorum türkiye

sencha
bakırköy belediye tiyatroları’nda sahnelenen, tek perde ve bir buçuk saat süreli bir oyun. ben bu oyunu yirmi üç ekim iki bin on dokuz, akşam saat sekiz buçukta izledim, bir koşu da entry giriyorum.
sahne kompozisyonu bir hâyli aktif, bu yüzden pür dikkât izlemeyi zorunlu kılıyor. geçmişten günümüze kadar bir tarih çizelgesi sunuyor, oyun bize; bu sunuşu da muhalif bir bakış açısıyla yapıyor. işbu sunuş, seyirciyi çoğu zaman güldürse de oyunculara karşı, aslında gülünen kısım tâ kendisidir. ağlanacak hâlimize gülüyoruz, hesabı.
olay, beyoğlu’ndaki bir çamaşırhane etrafında şekilleniyor. bu çamaşırhanede, daha önceden tanışıklığı olup-olmadığı konusunda muammada kaldığımız beş kişi bulunuyor. bu beş kişi, hem birbirleriyle hem de kendileriyle yüzleşirken, aynı zamanda da bizim de kendimizle yüzleşmemizi sağlıyor; geçmişe gidiyor, olaylardan bahsediyor, anımsatıyor bize...
en çok beğendiğim oyuncu irem sultan cengiz oldu, pek tabii diğer oyuncularımızın da hakkını vermek gerekiyor ve fâkat irem sultan cengiz sergilediği rolünü resmen içselleştirmiş, gibi geldi.

le dejeuner sur l'herbe

sencha
orijinal adı le déjeuner sur l'herbe ya da ingilizce adıyla picnic on the grass, jean renoir’in yönetmenliğini üstlendiği, 1959 fransa yapımı romantik komedi filmi.
etienne alexis bir bilim insanıdır. suni döllenmeyi teşvikler, bunun ile ilgili çalışmaları mevcuttur. oldukça varlıklıdır; evleri, hizmetçileri, vb. her şeye sahiptir. bir gün, bir gazetede yayımlanan demecini taşralı bir kız okur, ve etienne alexis ile tanışmak için onun evine gider.
jean renoir’in geç dönem eserlerinden, izlemesi oldukça keyifli.

benny's video

sencha
michael haneke’nin yönetmenliğini üstlendiği 1992 yılı avusturya, isveç yapımı film.
film, annesinin ve babasının işlerinden ötürü evde yalnız kalan 14 yaşındaki benny’nin vakit geçirmek için video izlemesi üzerine izlediği videolardan algısal mânâda etkilenmesi ve akıl sağlığını yitirmesi sonucunda gerçekleşen olayları konu almaktadır.
filmin climax noktaları çok erken geldiğinden ötürü, geri kalan vakitlerde izleyen kimseleri sıkabilecek vaziyette ve fâkat michael haneke’nin izlediğim ilk filmi olmasından mütevellit, ben filmi beğenmiş ve ortalama üstü derecelendirmede bulunmuş durumdayım.
0 /