canın mıyım gerçekten

helezonikahenk
Hoşa giden kelimeyi tekrar tekrar duymak isteyen insan evladının o anda mini mini bir kız çocuğuna dönüşerek nazlı nazlı sorduğu sorudur. Bu soruyu soran kişi gözlerinin içi gülerek heyecanla bakıyorsa gerçekten mutlu olmuş demektir. Mutlu olmak ne kadar da kolay yahu...
Ulu teb tengri'nin tatlış ukdelerinden sadece biri.

olay hikayesi vs durum hikayesi

emektarbircadillac
benim için okurken olay ya da durum olmasından ziyade akışı ve içeriği önemli oluyor ama yazmaya gelince olayda çok zorlanıyorum nedense.
böyle diyince durum kolay gibi oldu ama her açıdan acemiyim tabii.
hangi mecrada yapılıyordu şu ''şu kadar beğeni gelirse şunu yaparım'' olayı?
ben de burada yapayım, 5 beğeni gelirse ilk durum hikâyemi atarım buraya.
(5 dedim ki rezil olmayayım ehehehe)

pornografi

Sebastian vettel
beyine ve haliyle dopamin sensörlerine zarar verdiği, sosyolojik ve psikolojik olarak insanı (erkeği değil insanı) etkilediği tartışmaları mevcut olan yayınlardır. kimisi şiddetle karşı çıkıyor, kimisi diyor modern insanın kendini rahatlatması için pornografi bir ihtiyaç. tartışmanın 2 tarafını da az çok dinlemiş birisi olarak umursamayıp kendi işime bakmaya karar verdim. pornografi konusundaki tartışma cidden dibi olmayan bi kuyu gibi cidden mantıklı argümanlar var iki tarafta da. genç nesile tavsiyem (22 yaşında kime ne tavsiye veriyorsam) herşeyin fazlası zarar derim. bide fetiş videolarından uzak durun cidden berbat şeyler var orada
1

fil sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

natlus
10 yıl önce kitap okuma ile yazdığım bir cümle karşıma çıktı
vay be dedim ne yazmışım öyle, zaman geçmesine rağmen hala beğeniyor olmam
kitap okumak ile
kitap okumak özgürlüktür
kitap okumak kendinden kaçmaktır.
sanırım ben kitabı hem kendimden kaçmak için bir sığınak olarak gördüm..
ne zaman işler ters gitse, canım sıkılsa, kendime ve insanlara tahammülüm kalmasa
sessizce odama çekilir kitap okurdum..
o zamanlar dert anlatmaktan acizdim
susup içimdekileri normal seviyeye gelene kadar okurdum
kitap okumak üzerine konuşan insanlara hayretler içinde izliyorum
hayır yani ben sadece kendimden kaçmak için okuyorum
yalan yok
edebiyat bana ruhumun acısının afilli olmasını sağlıyor.
yani kendimi gerçekleştirmek yada değiştirmek
hayatı anlamak, hayal gücümü geliştirmek
olayı değil
kendime tahammülüm yok, kendinden kaçmak için de en iyi yer kitaplar ötesi yok

fil sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

magicmushroom
ömür, dalından koparılmış bir gül gibi ağır ağır kuruyup toz oluyor.
bizi de bir gül yaprağı gibi en sevdiği kitabının arasına sıkıştıran olur mu acaba
ben de bukowski gibi 70lerim de ölümle dans edebilir miyim diye de düşünüyorum.
yalnızlığı seviyorum ama bundan artık hoşlanmıyorum.
insan sevmeli. kalbi pır pır etmeli.
içi kıpır kıpır, gözleri ışıl ışıl, yüzünde hep bir tebessüm olmalı
yoksa tüm bunların ne manası var.
yoksa yaşamanın ne anlamı var...

pornografi

latte
son zamanlarda özellikle abd ve avrupada sanatsal ve duygusal yönden gelişmiş yapımlar çekilmeye başlandı. nubile wow xart gibi stüdyolar cidden sanatsal işler çıkartıyorlar. adamlar gangbangı bile sanatsal çekmişler.
3

mektup arkadaşları

helezonikahenk
Arkadaşlığın en sabırlı halini, masumiyetin farklı bir boyutunu yaşamış arkadaşlardır. Mektup beklerken sabırsızlığa eşlik eden sabır, mektubu yazarken gösterilen özen arkadaşlığa sirayet ettiğinden, diğer arkadaşlıklara nazaran bambaşka bir duygu yoğunluğuyla yaşanır bu arkadaşlık. Ne bileyim posta kutusunu her gün kontrol etmek, geldiği gün sevinçten deliye dönmek, sabırsızlıkla beklenen mektubu açıp bir çırpıda okumaya kıyamamak, açıp okurken de her kelimesini, her satırını didik didik etmek, belki mektubu ezberlemek, vereceğin cevabı günlerce düşünmek... Hepsi ama hepsi inanılmaz güzellikteydi ve hepsi arkadaşa verilen değerin belki minik bir göstergesi lakin yüce bir hissiyatıydı.
En son üniversite üçte mektup göndermiştim. Çok da güzel saman kağıdından zarflarım ve mektup kağıtlarım vardı. Postanede herkes mektup gönderiyorum diye çok şaşırmıştı. Halbuki ben ilkokul üçten beri mektuplaşıyordum. O bakışlar altında hepsi son buldu.
Ulu teb tengri'nin sözlük ukdesi; umarım ki gönül ukdesi değildir.
12

sözlüğe bir daha gelinse alınacak nickler

teb tengri
(bkz:kartal ana)

peki, neden kartal ana?

türk mitolojisine ve şamanizme olan ilgim, sevgim ve saygım var olsun.
"Yakut Türklerinin inanışlarına göre Şamanlar yeryüzüne kartal ana tarafından getirilmişlerdir. Er-Töştük destanında da kartal dişi olarak görünür. Kartal Yakutlara göre Güneşin sembolüdür. Yakutlar analarının bir kartaldan geldiğine inanırlar. Bundan dolayı Kartal “güneş kuşu” olarak da nitelendirilir. Kendi küllerinden doğan phoenix daha genç olarak dünyaya gelir. Bu nedenle yeniden doğuşu, ebedi hayatı, ölümsüzlüğü ve güneşin doğuşunu simgeler. Çin mitolojisinde de ateşi, sıcaklığı, hasat mevsimini ve güneşi sembolize eder."

-alıntı

emre gönlüşen

Sebastian vettel
kanseri yenip tekrarlaması sonucunda vefat eden spiker, spor adamı. iyi insandı. attığı son tweetlerden birinde “Yaz sıcağında mevsimi değiştiren bu sağnak yağışa kayıtsız kalmak mümkün mü, bir sonraki baharı yaşayacağımız kesin değilken” yazmış. duygulandık mekanı cennet olsun. spor dünyasında olup taraflı tarafsız herkesin sempatisini, beğenisini toplamak çok zor iştir özellikle türkiyede. ama o bunu başarmış biriydi.
edit: tanımak isteyenler için

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol