kama tarkan kağan - filsözlük
  1. toplam entry 2584
  2. takipçi 7
  3. takip edilen 1
  4. puan 62231
  5. statü adhara
  6. rütbe yazar
  7. kayıt tarihi 2 yıl önce

berat albayrak

kama tarkan kağan
Kulakları çınlasın dolar 7 lira, 8 lira, 10 lira olacak diye hayaller kurdular diyip görevi zamanında doların 8.5 lirayı gördüğü maliye bakanı.

(bkz:onlar konuşur ak parti yapar)

aynı zamanda dolarla ne işimiz var dolarla ilgilenmiyorum, siz maaşı dolarla mı alıyorsunuz diyordu bu zat. Aq bu adam maliye bakanlığı yaptı. Dünya tarihinde gelecek nesillerde hatta 5000 sene sonrasında yaşayanlar için dahi dassak konusu olacağız

şimdi nerelerde acep o işine yaramayan dolarlarla?
0

ülkemizdeki suriyeliler

kama tarkan kağan
ABD'de meksikalılar ne ise Türkiye'de o rolü benimseyen kitle

Küçük abd olacağız derken tıpkı abd gibi göçmen çöplüğü olduk aq

Bir de zenciler var onun da kimler olduğunu ben söylemeyeyim artık hani ülkenin hırsız, uyuşturucu taciri, gaspçı, kapkaççı, kaçakçı ihtiyacını karşılayan 5000 yıllık tarihi olan topluluk hani.
0

cinli

kama tarkan kağan
Genelde şizofreni, paranoya, travma sonrası stres bozukluğu gibi hastalıklardan müzdarip insanların eğitim seviyesinin yüksek olmayan müslüman yerlerde kendisine yapışan hede.

Halbuki cinci hocaya götüreceğine tutup bir psikoloğa götürseler anlayacaklar cin mi yokai mi çor mu daeva mı gölge insan mı?
0

türk tarihi

kama tarkan kağan
Bildiğiniz üzere türk tarihinin erken dönemleri takip edilmesi zor bir tarih. tıpkı şimdiki bizler gibi atalarımız da üşengeçlikte bir dünya markası oldukları için yazıyı anca ortaçağda kullanmak akıllarına gelmiş. tabi bu takibi zorlaştıran bir diğer etken de japonlar, koreliler, gürcüler vs gibi kısıtlı bir alanda değil neredeyse tüm Avrasya'ya yayılmış olmaları.

Şansımız varmış ki güneyde çinliler gibi yazıyı çok erken kullanan, dünyanın en eski uygarlıklarından biriyle komşuyuz. Onlar da anlatırken kendi bakış açılarından yazmışlar hiç olmamasından iyidir diyoruz ve başlıyoruz.

*Hiung-nu (m.ö 220-m.ö 46)

Qin hanedanı Çin'de iktidara gelmeden önce güney Moğolistan kırsalı ve günümüz çin halk cumhuriyetine ait olan topraklarda dağınık konar-göçer kavimler yaşıyor bunların tarım, ticaret pek anladıkları yok varsa yoksa ya birbirlerini sürgün edip otlaklarda hayvancılık yapıyorlar ya da gariban çinlilerin mallarını yağmalıyorlar.

Gel zaman git zaman bu kabileler tek bir devlet altında birleşiyor ve hiung-nu'lar olarak anılıyorlar bunun sonucunda qin hanedanından önceki zhoular çözüm olarak hiung-nu savaş stilini çinlilere de öğretiyor yani kendi askerlerine at üzerinde ok atmayı hatta direk hiung-nu gibi diydirmeye başlıyorlar derken zhoular çökünce savaşan devletler çağı döneminde beş devlet hiung-nu'lar ile qin (çin) hanedanına karşı ittifak antlaşması imzalıyor

Lakin bu ittifak pek fayda etmemiş olacak ki qin hanedanı başa geçiyor ve m.ö 215'te qinli meng tian adlı general hiung-nu'ları ordos çölünden çıkarıp kuzeye doğru püskürtüyor.

Buradan sonra bilinen şey hiung-nu'ların tanhusu tou-man/tuman (teoman) ölüp yerine mao-tun/motun (Mete) adlı yeni bir tanhu geçtiği bu dönemde de hiung-nu'ların en büyük rakipleri Çinlilerden ziyade tıpkı hiung-nu gibi göçebe olarak yaşayan yüe-çi olarak anılan bir kavim para karşılığı çinlilerin tetikçiliğini yapıyor fakat m.ö 176 da motun yüe-çi'ler başta olmak üzere çevrelerindeki çoğu kavmi yenilgiye uğratıyor Kırgızlar da bunlardan biri tabi o zamanlar Kırgızlar Türkçe konuşan bir topluluk değiller kökenlerinin paleo-asya veya hint-avrupa dili konuşan bir kavim oldukları yönünde zaten diğerleri gibi mongoloid özellikleri de yok beyaz ırk özellikleri baskın işte bu kavim de hiung-nu kontrolüne girince ilk defa beyaz ırktan bir topluluk Türklerin etnogenezine katkı sağlıyor.

Bu başarılı süreç motun'un oğlu ki-ok ile de devam ediyor fakat ki-ok savaşta öldükten sonra ülke gerilemeye başlıyor ve m.ö 46 da beş parçaya bölünüyor.

Ülkenin doğusunda çin'e bağlılığını bildiren ho-han-ye batıda ise bağımsızlığı savunan çi-çi kalıyor fakat doğu hiung-nu ve çin ordusu birlikte batı hiung-nu'yu sürüyorlar ve batı hiung-nu'lar alanlarla komşu oluyor fakat çi-çi'nin de Çinli casuslar tarafından öldürülmesinden sonra iyice güçten düşüyorlar.

Doğuda ise bir süre daha çin vasalı olarak devam ediyor ardından vakti zamanında motun'un yıkarak sürgün ettiği dong-hu'ların bir boyu olan hien-pi'ler doğu hiung-nu'ları yıkıyor ve bozkırın hakimi oluyorlar böylece hiung-nu dönemi sona eriyor bir kaçı batıya doğru giderek kuzey hiung-nu ve batı hiung-nu'lara bir kısmı da Çin'e giderek orada hanedanlar kuruyor.

Bu dönemdeki gelişmelerle bakacak olursak;

Hiung-nu'lar ilk defa bozkır toplumların içerisinde devlet sistemine geçebilen halk bu sebeple bozkır yasasının temelini atanlar da bu adamlardır, hatta diğer bozkır toplumlarında olmayan bakanlıkları da kuranlar bunlardır.

Ayriyeten günümüzde ordularda hala kullanılan onluk sistemin mucidi de bu adamlar herkese farklı ve belli rütbe vererek savaşlarda daha çabuk bir şekilde birleşmelerine neden olan sistemin de kurucuları.

Bir de bu adamların en başta ticaretten anlamadıklarını söylemiştik fakat sonradan bu işi de kıvırıyorlar ordu balıg,kara balsagun ve kuz ordu şehirlerini kuruyorlar ayriyeten ipek yolu üzerine de yarkent, Kaşgar ve kara hoço şehirlerini inşa edip diğer ülkelerle ticaret yapıyorlar.

Ayrıca ıslık oku da bunların icadı.

Kendileri her ne kadar kendilerinden sonraki bozkır krallıkları (göktürkler, büyük moğol imparatorluğu,avarlar vs.) Gibi kendilerinden güçlü devletleri yıkamasalar da mirasları kendilerinden sonraki bozkır halklarına örnek teşkil ediyor.

Belirtmeden de geçmeyelim tabi kendileri herhangi bir kayıt tutmadığı ve Avrupalıların her şeye sahip çıkma güdüsü yüzünden kökenleri hakkında bir sürü teori ortaya atılmış zamanında günümüzde bir çoğu kabul edilmese de ben hepsini kısaca sıralayayım;

*Moğol kökenli oldukları: song'un kitabı isimli eserde cücenlerin diğer adının tartar olarak geçmesi ve hiung-nu olarak anılması yüzünden moğolların hiung-nu'ların devamı oldukları iddia edilmiştir (gel gelelim cücenler hiung-nu değil hien-pi'lerin bir boyudur ve bırak moğolcayı dillerinin ne olduğu bile çözülmemistir).

Ayrıca Cengiz Han, Daoist Qiu Chuji'ya yazdığı bir mektubunda mao-tun/motun'dan (Mete) "bizim tanhumuzun eski zamanları" olarak bahsetmiştir. Arkeologlar tarafından bulunan, Hiung-nu halkının güneş ve ay sembolleri Moğolların Soyombo sembolüne de benzetilmektedir. (Gördüğünüz üzere hep varsayımlara dayalı iddialar)

*İrani oldukları: bu da birkaç isime bakılarak yapılan tahminlere göre hiung-nu'ların en azından yönetici kesiminin irani oldukları ama olmasa bile hiung-nu'ların bir dönem irani kavmin yönetiminde yaşadığı ve onlardan konar-göçer yaşamı öğrendiklerini iddia etmiştir.

*Türk oldukları: Eski Çin kaynaklarından kuzey ve güney hanedanları tarihi ve zhou kitabı adlı yapıtlarda hiung-nu'ların, Türk olduğu belirtilmektedir.

Ayrıca bugut yazıtında da göktürklerin hiung-nu'ların devamı olduğu ifade edilir.

Hiung-nu dilinde kaydedilenlerden birisi "çeng-li" dir Çinliler bir kelimeyi kayda geçirirken kendi dillerine uyarladıkları için kelimelerde bozulma oluyor bu kelimenin orjinali (heyecan yapma), orjinali (heyecanlanma olm), işte bunun orjinali (heyecan asla kesinlikle kabul etmiyorum) Orhun yazıtlarında da ilk okunan "Tengri" kelimesidir.

0
1 /

filsözlük


filsözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaşabildiğin bir bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol

filsözlük nedir?


filsözlük her konuda güncel olarak fikirlerini belirten yüzlerce yazarı ile özgün bir tartışma alanıdır sürekli olarak güncel konulardan bilgilerini paylaşan yazarlar ile yeni bilgilere yol açan , gelişmeleri entryler ile bildiren yazar topluluğu